+90 532 446 6592 info@contactturkey.com
tren

Karadağ

YÜZ ÖLÇÜMÜ İLE KÜÇÜK, SİZE SUNDUKLARI İLE BÜYÜK BİR ÜLKE: KARADAĞ

Bazı ülkeleri haritada görüp ne kadar küçük diyebiliriz ama bunlardan bazıları içerisinde kendinden büyük bir hazine barındırırlar ve oraları gezdikçe anı kumbaranızı doldururlar. İşte Karadağ böyle bir ülke ve son dönemde özellikle ülkemizden çok sayıda ziyaretçi almakta. Vize serbestisi, kıtadaki çoğu ülkeye göre ucuz oluşu, Türkiye’ye yakın konumu gibi etkenler elbette önemli ama biz bu yazımızda muhteşem sahillerini, sessiz ve sakin şehirlerinin tarihi dokusunu size anlatmaya çalışacağız. Ülkenin en güzel şehirlerini ve kasabalarını tekneyle gezebilmek ise belki de bu şirin ülkenin en sevdiğimiz yanı oldu! Hadi başlayalım!

Clear Eyes

2010 (Built)
5 Kamara
10 Kişilik
İtalya – Karadağ *- Hırvatistan – Türkiye

Queen of Datca

2009 (Built)
5 Kamara
10 Kişilik
Hırvatistan, Karadağ, Yunanistan, Türkiye

Papa Joe

2011 (Refit)
5 Kamara
10 Kişilik
Hırvatistan, Türkiye, İtalya, Karadağ

KARADAĞ HAKKINDA TEMEL BİLGİLER

Öncelikle ülke hakkında bazı genel bilgilere göz atalım. Evet Karadağ henüz Schengen Bölgesi’nde değil ama ülkede kullanılan para birimi Euro. Fakat dediğimiz gibi hayat genel olarak pahalı değil. Her ne kadar resmi dil Karadağ Dili olsa da hemen korkmayın çünkü halk genel olarak İngilizce konuşabiliyor. Tarihi boyunca Venedik topraklarının bir parçası olması sebebiyle şehirlerinin mimarisi bundan etkilenmiş ve günümüzde Orta Çağ’ı bize yaşatabilen ender ülkelerden biri haline gelmiş. ‘’Huzur ve sakinlik istiyorum’’ diyenleri de, ‘’eğlence modunu açalım’’ isteyenleri de tatmin edebilecek şehirlere sahip. Kotor Körfezi kıyısında yer alan sessiz ve sakin şehirler; Kotor ve Perast, huzur arayanların adresi olurken, Adriyatik kıyısında yer alan Budva ve Tivat ise eğlenceli sahilleri, gece hayatı ve kumarhaneleri ile oldukça renkli. Bu arada Kotor Körfezi demişken, bu körfez aslında Boka Körfezi’nin içerisinde yer alan başka bir körfez. Yani dünyada pek eşi olmayan bir coğrafik durum söz konusu. Şimdi dilerseniz sizi şehirlerde ufak bir gezintiye çıkaralım…

KOTOR BİZİ ORTA ÇAĞ’A GÖTÜR!

Karadağ’ın başkenti değil ama en ünlü kenti şüphesiz Kotor. Yani biraz İstanbul durumu var diyebiliriz. Fakat İstanbul dediysek; lütfen aklınıza trafik, karmaşa, kalabalık, gürültü gibi olumsuz düşünceler toplanmasın. Aslında belki de bu saydıklarımın tam tersi bir durum var şehirde. Eminiz size de en çok bu dinginlik iyi gelecek. Kotor, Kotor Körfezi’nde yer alan çok tatlı bir Orta Çağ şehri. Körfez şehri olması nedeniyle, tekneniz ile yanaştıktan sonra sahil boyunca bisiklete sürmeye veya uzun yürüyüşler yapmaya imkan tanıyor. Venedik zamanından miras kalan daracık sokakları ve tarihi yapıları ise en iyi ‘’Old Town’’ bölgesinde görebilirsiniz. Old Town’ın kapısından giriş yaptığınız anda sizi Ordu Meydanı ve Saat Kulesi karşılıyor. Başta söylediğim o daracık sokaklarda gezinirken mutlaka görmeniz gereken en önemli Ortaçağ yapıları St. Nicholas Kilisesi, Saint Tryphon Katedrali ve Denizcilik Müzesi. Körfez tarafındaki en görülesi yapı ise şüphesiz Kotor Kalesi yani San Giovanni Kalesi. Ancak kaleye çıkmanın biraz kondisyon gerektirdiğini baştan söyleyelim çünkü önünüzde dağ gibi uzanan merdivenler sizi karşılayacak. Eğer kaleye kadar çıkamasanız bile en azından kaleye çıkan yolun yarısında yer alan Church of Our Lady of Remedy kilisesine kesinlikle gidin derim. Bu kilise, 1518 yılında tamamlanmış olup yaklaşık 650 basamak çıkıldıktan sonra ulaşılabiliyor. Tabii yol ne kadar zorlu olsa da durup soluklanmak istediğiniz anlardaki manzara size gereken enerjiyi veriyor. Ancak Kotor’u yazın ziyaret edecekseniz çok sıcak saatlerde orada bulunmamanızı tavsiye ederiz. Gezdik dolaştık, yeter artık acıktık derseniz, Wine Bar Cesare hem kahvaltı hem de öğle yemeği için kesinlikle denenebilecek bir mekan. Güzel şaraplar eşliğinde atıştırmalık yapalım ve biraz İtalyan işi doyalım derseniz Old Winery Bar tavsiyelerimiz arasında. Tabii ki deniz ile bağı olan böyle güzel bir Adriyatik ülkesinde deniz mahsülü denemeden de olmaz. Bunun için size Knoba Skala Santa’yı önerebiliriz. Kabuklu deniz ürünleri, ahtapot, kalamar, balık çorbası… Kısacası denizden çıkan ne varsa gayet iyi pişiriyorlar.

PERAST KASABASI İLE ORTA ÇAĞ’A DOYALIM!

Yazımızın başından beri bir Orta Çağ sevdasıdır gidiyor ve emin olun ki bu sevda Perast Kasabası’nda doruk noktasına ulaşacak! Perast, Kotor’dan sadece 15-20 dakikalık bir sürüş mesafesinde çok şirin bir kasaba. Burayı ziyaret edilesi kılan başlıca yapıları ise, Our Lady Of the Rocks ve Saint George Adaları. Our Lady of Rocks; tamamı insan eliyle oluşturulmuş, Kotor Körfezinin ortasındaki küçük bir adacık. Saint George Adası ise boyutu son derece küçük ve üzerinde çalışan bir manastırın olduğu diğer bir adacık. Tekneniz ile bu adaların etrafında harika bir tur atabilirsiniz. Perast işte bu kadar hızlı gezilen ama manzaralarıyla yıllarca unutulmayan bir yer. 

VE SONUNDA ADRİYATİK DENİZİNDE BULUŞTUK, BUDVA SAHİLLERİNDEYİZ!

Masalsı Kotor sokakları ve yapıları gezildi ve huzurun adresi Perast Kasabası’nda dinlenildi. Biraz da eğlencelik bir şeyler yok mu diye soran deniz sevdalılarına özel bölüm şimdi huzurlarınızda. Kotor ve Perast’ı arkamızda bırakarak Kotor Körfezi’nden Adriyatik Denizi’ne doğru yelken açıyoruz. Budva, Karadağ’ın hatta Adriyatik Denizi’nin en popüler sahil destinasyonlarından bir tanesi. Yaz aylarında tekneniz ile bu bölgedeki sahillerin ve koyların keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Budva’nın içerisindeki en meşhur kasaba ise Sveti Stefan. Kasabanın o eşsiz plajlarında bir tane de yarım ada bulunuyor. Karadağ veya Budva diye aradığınızda Instagram’da en çok karşınıza bu yarım adanın fotoğrafı çıkıyor. Kasabanın o güzel plajlarında deniz, kum, güneş üçlüsüne doyduktan sonra şehrin barları ve kumarhanelerinde eğlenebilirsiniz. Elbette burada da Orta Çağ’dan kalma bazı yapılar var ama Budva’nın, ülkede gelişen turizm sektörü ile birlikte lüks oteller bölgesine dönüştüğünüz söylemekte fayda var. Buradaki sahillerde, hem ücretsiz halk plajları hem de ücretli özel plajlar bulunuyor. Zevkinize ve bütçenize göre tercih yapabilirsiniz. Biraz yeme-içme önerisi de yapmak isteriz. Kahvaltı için Hemingway, sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Burada kruvasan yiyerek kahvenizi yudumlarken dilerseniz yumurtalarından da sipariş ederek tam anlamıyla doyabilirsiniz. Tabii buralarda İtalya esintileri olmazsa olmaz. Belki de bu nedenle Smiley Pizza gayet başarılı pizzalar tadabileceğiniz bir yer. Deniz ürünleri konusunda ise Jadran Kod Krsta’yı ziyaret edebilirsiniz. Casper Bar ise son derece keyifli vakit geçirerek kokteylinizi yudumlayabileceğiniz bir bar. Budva’nın old town bölgesine gittiğinizde, Karadağ’ın genelinde olduğu gibi gezilmeye değer tarihi yapıların çoğu yine kliseler olacak. Bunlarda en önemlileri; Aziz Ivan Klisesi, Holy Trinity Klisesi ve Azize Maria Klisesi. Ayrıca vaktiniz varsa Citadela Müzesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Ancak bizim tavsiyemiz, bu bölgede yürüyerek zaman kaybetmek yerine tekne ile sahil boyunca turlamanız olur. Petrovac, Sutomore ve Dobra Voda ise sahilde yer alan diğer kasabalar. Keyifli yolculuklar!